HAKKIMIZDA

Türkiye'de 3, Rusya’da 6, Kazakistan’da 2, Moldova, Ukrayna ve Gürcistan’da birer bira fabrikası olmak üzere toplam 14 bira, 6 malt fabrikası ve 1 adet şerbetçiotu işleme tesisi ile faaliyet gösteriyoruz. Satış hacmi bakımından Avrupa'nın altıncı, dünyanın ise en büyük ondördüncü bira şirketiyiz. Türkiye, Kazakistan, Gürcistan ve Moldova'da da pazar lideriyiz.

Mesajlar


Tuncay Özilhan
YÖNETİM KURULU BAŞKANI

Değerli Paydaşlarımız,

Kurumsal vizyonumuzda değindiğimiz özel bir kavram var: İlham...

Faaliyet gösterilen alan ne olursa olsun, insanları veya şirketleri başarıya götüren en önemli nedenlerden biri ilhamdır. “Sektörüne liderlik eden, çalışanlarına ilham veren ve mükemmellik ile katma değer yaratan örnek bir içecek şirketi olmak” vizyonuyla geleceğe ilerliyoruz. Bu süreçte, çalışanlarımıza vereceğimiz en büyük ilhamın, onlar sayesinde kazandığımız başarılar olduğunu biliyoruz. Bugün, Avrupa’nın altıncı, dünyanın on dördüncü en büyük bira üreticisiyiz ve iştirakimiz Coca-Cola İçecek vasıtasıyla da, küresel Coca-Cola sistemindeki en büyük beş şişeleyiciden biri olmayı sürdürüyoruz.

Zor dönemlerin de bir ilham kaynağı olduğuna inanıyoruz. Bu zor dönemde; daha çok çalışarak, yeniliklere yönelerek ve hep değer yaratarak, ekonomideki kırılganlıklardan nispeten daha az etkilenmeyi başardık. Belirsizliklere rağmen 2016 yılı yatırımlarımızı sürdürdük. Bu sayede, 670 milyonu aşkın bir nüfusu kapsayan ulusal ve uluslararası pazarlardaki güçlü konumumuzu pekiştirecek sürdürülebilir büyüme performansını yakalamış olmanın mutluluğunu sizlerle de paylaşmak isterim.

Küresel büyüme performansı beklentilerin altında...
Dünyaya bakacak olursak; 2016’da küresel ekonomi, önümüzdeki dönemde etkilerini daha net hissedeceğimiz değişimlerin yaşandığı bir dönemi geride bıraktı. Amerikan Merkez Bankası (Fed), 2016’da büyüme ve istihdam verilerindeki iyileşmeye paralel olarak faiz artırımına kaldığı yerden devam ederek, sonraki dönem için de faiz artış beklentilerini yukarı çekti. Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilmesi ile birlikte, özellikle Amerikan dış politikasında önemli değişimler yaşanması beklenir hale geldi. Birleşik Krallığın Brexit sonrasında AB’den çıkış kararı almasının yanı sıra İtalyan ve Alman bankacılık sistemlerinde yaşanan sorunlardan Avro bölgesi olumsuz etkilendi. Avrupa Merkez Bankası (AMB) durgunlukla mücadele için mali genişleme politikalarını sürdürdü. Önümüzdeki dönemde Hollanda, Fransa ve Almanya’daki seçimler nedeniyle Avrupa’da yoğun bir siyasi gündem ve Brexit’in bir sonucu olarak büyümenin baskı altında kalması bekleniyor. OPEC ve OPEC dışı petrol üreticilerinin petrol arzını kısmaya yönelik kararlarının ardından petrol varil fiyatının 50 ABD doları seviyesinin üzerine yükselmesi ise petrol üreticisi ekonomilerde ciddi bir ekonomik canlanma beklentisi yarattı. Petrol fiyatlarındaki artış beklentisinin emtia ithalatçısı gelişmiş ekonomilere maliyet artışı olarak yansıması da beklentiler arasında yerini aldı.

Siyasal konjonktür, ekonomik gündemi gölgeledi...
Türkiye’de 2016’yı, uluslararası jeopolitik risklerle siyasal kırılganlıkların önemli oranda artış gösterdiği bir yıl olarak yaşadık. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak Moody’s ve S&P Türkiye’nin kredi notunu düşürürken, Fitch Türkiye’yi yatırım yapılabilir kategoride değerlendirmeyi sürdürdü. Uluslararası piyasalarda ABD dolarının değerlenmesinin de etkisiyle önemli ölçüde değer kaybına uğrayan TL’nin seyri ise TCMB’nin uzun bir aradan sonra yeniden faiz artırımına gitmesine yol açtı. 2016 yılının ilk yarısında enerji fiyatlarında yaşanan düşüş ise Türkiye’nin cari açığının azalmasında önemli bir rol oynadı. Üçüncü çeyrekte %1,8 daralma yaşayan Türkiye ekonomisinin, 2016 yılsonu itibarıyla %3 civarında büyüme gerçekleştirmesi öngörülüyor.

Rusya ekonomisi yeniden büyüme yolunda...
Anadolu Efes’in yurt dışında en fazla hacim yaratan bira operasyonu olan Rusya’da uluslararası yaptırımlar ve petrol fiyatlarındaki keskin düşüş nedeniyle iki yıldır devam eden ekonomik daralma süreci 2016 yılında önemli oranda yavaşladı. Petrol fiyatlarındaki aşamalı yükselişin etkisiyle, önümüzdeki dönemde ülkedeki tüketici güveninin yeniden toparlanması bekleniyor.

Pazardaki dalgalanmalara karşın kârlılığımızı koruduk...
Anadolu Efes olarak, Türkiye bira operasyonlarımızda 2016 yılsonu itibarıyla liderliğimizi koruduk. Sene başında yapılan ÖTV artışının fiyatlara yansımasının alım gücünde yaratmış olduğu negatif etkinin, terör saldırılarının tüketici güvenini baskı altına almasının ve turizm sektöründe yaşanan gerilemenin de satışlarımızı etkilediğini gördük. Yurt dışı bira operasyonlarımızın 2016 yılı performansı da, yıl içerisinde bu ülkelerde yaşanan tüm makroekonomik ve politik zorluklara rağmen beklentilerimizin üzerinde gerçekleşti. 2015 yılına kıyasla, Rusya bira pazarında payımızı yükseltmemizin yanı sıra, diğer operasyonlarımızda pazar liderliğimizi sürdürdük. Türkiye’nin yanı sıra güçlü büyüme potansiyeline sahip coğrafyalarda yürüttüğümüz faaliyetlerle, 2016 yılsonu itibarıyla güçlü pazar konumumuzu pekiştirecek konsolide finansal sonuçlara ulaştık. Yerel coğrafyalardaki başarılı üretim ve satış faaliyetlerimiz neticesinde toplam gelirlerimiz %2,1 artışla 10,4 milyar TL oldu. Konsolide bazda FAVÖK (BMKÖ) %0,3 artışla 1,8 milyar TL oldu. Bira grubumuzun toplam satış gelirlerinin %43’ü yurt içi operasyonlardan gelirken, yurt dışı operasyonlarımızın katkısı %57 oldu. Meşrubat grubumuzun ise toplam satış gelirlerinin %51’i yurt içi operasyonlardan, %49’u yurt dışı operasyonlardan sağlandı.

2016’da, piyasalardaki dalgalanmaları yakından takip ederek, gerek disiplinli ve konservatif finansal politikamızla gerekse verimlilik çalışmalarımızla güçlü bilanço yapımızı korumayı başardık. Faaliyet bölgemizde karşılaştığımız zorlu şartlara rağmen, şirket tarihimizdeki en yüksek serbest nakit akım rakamına ulaşarak, konsolide bazda 1 milyar TL’yi aşkın nakit yarattık. Şirketimizin finansal açıdan en önemli rekabet üstünlükleri arasında yer alan bu güçlü nakit akımı, uzun vadeli borç kompozisyonu, uluslararası finansman imkanlarına erişme kabiliyeti ve güçlü likidite pozisyonu ile şirketimizin kredi derecelendirme notu finansal piyasalardaki çalkalanmaya ve Türkiye notundaki değişikliğe rağmen yatırım yapılabilir seviyede kalmayı başardı.

Kurumsal yönetim notumuz 9,58’e yükseldi
Farklı coğrafya ve segmentlerdeki finansal ve operasyonel süreçleri ortak hedefler doğrultusunda yönetme yetkinliğine sahibiz. Bu sayede, 2016 faaliyet döneminde küresel ekonomi ve odaklandığımız sektördeki risk ve fırsatları etkin bir şekilde değerlendirmeyi başardık. BİST’te işlem gören birçok şirkete göre hâlihazırda zaten yüksek olan kurumsal yönetim notumuz 9,58’e yükseldi. Kurulduğumuzdan bu yana tüm faaliyetlerimizin merkezine sürdürülebilirlik yaklaşımını yerleştirmiş, iş stratejilerini sürdürülebilir pozitif etki üretmeye odaklamış bir şirket olarak; tedarikten satışa tüm iş süreçlerimizde sürdürülebilirlik yaklaşımını uygulamaya devam ettik. 2016 yılında da toplumsal sorumluluk anlayışıyla, bir yandan tarım ve turizm alanlarında sürdürülebilir modeller yaratarak yerel kalkınmaya destek olmayı diğer yandan da tiyatro, sinema, spor gibi alanlardaki çalışmalarımız ile sosyal ve kültürel gelişime katkı sağlamayı sürdürdük. Çevresel sürdürülebilirlik alanında ise şirket bünyesinde ve operasyonlarımızda gerçekleştirdiğimiz projelerle su kullanımı, enerji ve emisyon yönetimi, geri dönüşüm faaliyetleri gibi sürdürülebilir gelecek adına önemli konularda ciddi yol almaya devam ediyoruz. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) ve The CEO Water Mandate gibi iş birliklerine de imza atarak çevresel taahhütlerimizi uluslararası bir boyuta taşıdık. Ayrıca, 2016 yılında 43 şirketin yer aldığı BİST Sürdürülebilirlik Endeksi’ndeki yerimizi koruyarak hissedarlarımızın birikimlerine değer katmayı sürdürdük.

Yeni iş birlikleri, dinamik organizasyon yapısı...
2016’da yeni iş birlikleri ve yeniden yapılanma faaliyetleriyle başarımızı sürdürülebilir kılmaya yönelik adımlar atmaya devam ettik. %24 paya sahip hissedarımız SABMiller’ın AB InBev tarafından devralınmasının ardından yeni ve güçlü bir ortaklığın temelini attık. Katma değer yaratan çalışmalarıyla öne çıkan Efes Rusya Genel Müdürümüz John Gavin Hudson, Ocak 2017 tarihinden itibaren Bira Grubu Başkanı ve Anadolu Efes CEO’su olarak atandı. Şirketimizin Rusya’daki başarılı operasyonlarında büyük pay sahibi olan Sayın Hudson’un, yeni görevinde de önemli işlere imza atacağına inanıyorum.

Kurumsal deneyimimiz ile geleceğe bakıyoruz...
Anadolu Efes olarak önümüzdeki dönemde de, üretim ve satış faaliyetlerimizi; merkezinde Türkiye’nin yer aldığı dinamik bir coğrafyada aynı şevk ve heyecanla sürdürme kararlılığındayız. Odaklandığımız iş kollarındaki köklü uzmanlığımız ve yaygın marka bilinirliğimiz yanı sıra, faaliyet coğrafyamızdaki düşük kişi başı tüketimile buna bağlı büyüme potansiyeli, önümüzdeki dönemde yapacağımız atılımların temel çıkış noktası olacak.

Anadolu Efes olarak, sürdürülebilir kurumsal gelişim yolculuğumuza ortak olan tüm paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Önümüzdeki dönemde de, başarılarımızın artarak sürmesini temenni ediyorum.

Saygılarımla,

imza
Tuncay Özilhan
Yönetim Kurulu Başkanı